Gölgesiz Yönetim

Şirketin yeni proje lansmanı için tüm ekip toplantı salonunda toplanmıştı. Masanın üzerinde proje tanıtım broşürleri, kahve fincanları, not defterleri ve ajandalar vardı. Herkes heyecanlı ve meraklıydı.

Toplantıyı yönetecek olan operasyon müdürü Mert, masanın önünde ayakta duruyordu. Yüzünde her zamanki yumuşak ifade vardı. İnsanların sevdiği o sakin, anlayışlı yönetici…

Mert hep böyle biri olmamıştı.

Kariyerinin ilk yıllarında, çalıştığı ilk yöneticisi sert, eleştirel ve çoğu zaman kırıcıydı. En küçük hatada herkesin içinde uyarır, başarıyı ise neredeyse hiç dile getirmezdi.

Mert o yıllarda şuna karar vermişti:

“Ben asla böyle bir yönetici olmayacağım.”

Zamanla ekip yönetmeye başladığında, bu karar onun pusulası oldu. İnsanları kırmamaya, anlayışlı olmaya, esnek davranmaya özen gösterdi. Çalışanlarının onu sevmesi, onun için bir başarı göstergesine dönüştü.

Ama fark etmeden bir çizgiyi aşmıştı.

Mert sevilen bir müdürdü aslında. Yumuşak konuşur, kimseyi de kırmazdı. “Tamam hallederiz” onun en çok kullandığı cümleydi. Aslında tam da sorun bu cümleydi. Çatışmadan kaçınma için mi hep bunu kullanıyordu?

Çünkü onun zihninde hâlâ şu eşleşme vardı:

Sınır koymak = Kırmak

Net olmak = Sert olmak

Kural koymak = Sevilmemek

Toplantı saat 10.00’da başlayacaktı. Ancak saat 10.12 olmuştu ve hâlâ iki ekip üyesi ortada yoktu. Birinden mesaj geldi: “5 dakikaya oradayım.” Diğeri ise “Kahve alıyorum, hemen geliyorum” yazdı.

Mert içinden, “Önemli değil, gelirler, zaten haber verdiler” diye düşündü.

Zaman ilerledikçe salondaki huzursuzluk artmaya başladı. Bazıları laptoplarını kapattı. Bir kişi yanındakine fısıldadı:

“Bizim zamanımız önemsiz galiba…”

Bu cümle Mert’in içinde bir şeyleri tetikledi.

Çünkü yıllar önce kendisi de aynı cümleyi kurmuştu.

Değer görmediğini hissettiği o eski iş yerinde…

O an fark etti;

Şimdi istemeden, bir zamanlar şikâyet ettiği yöneticinin tam tersi bir hataya düşüyordu.

Biri aşırı sertti.

Diğeri aşırı esnek.

Ama sonuç aynıydı:

Adalet duygusu zedeleniyordu.

Saatlere bakıldıkça Mert’in içindeki rahatsızlık büyüyordu. Toplantı ancak 10.37’de başlayabildi.

Ama aslında Mert için asıl başlangıç, o gün odasına geçtiğinde oldu.

Kapıyı kapattı.

Mert, kendi kendine düşünmeye başladı. Sessizlikte geçmişiyle bugünü ilk kez yan yana koydu. Yapılan eleştiriler aslında haklıydı. Peki, bir lider olarak nasıl davranmalıydı?

“Kırmamak için susuyorum…

Ama susarak kırıyorum.”

Bu düşünce netti.

Sarsıcıydı.

İyi niyetin, adaletsizliğe dönüşebileceğini ilk kez bu kadar açık gördü.

Liderlik sadece geçmişte yaşananlara tepki vermek değil, o tepkilerin sınırını yeniden çizebilmekti.

İyi bir yönetici olmak istiyordu. Ama iyi bir lider olmak, sadece sevilmek değil; gerektiğinde zor kararlar alabilmek, krizleri yönetebilmek ve sorumluluk üstlenebilmekti. Birkaç kişiyi korumak uğruna çoğunluğu mağdur etmek doğru muydu?

Mert fark etti ki çatışmadan kaçıyordu. Oysa bu, sorunu çözmüyor; sadece erteliyordu ve ertelenen her sorun büyüyordu.

Bir toplantının geç başlaması; projelerin gecikmesine, ekip disiplininin zayıflamasına ve saygının azalmasına yol açıyordu. En önemlisi ise Mert’in iç huzuru kayboluyordu.

Basit görünen şeylerin aslında hiç de basit olmadığını anladı.

“Küçük ihlaller, büyük sorunların başlangıcıdır,” diye düşündü.

O an karar verdi:

Bundan sonra sınır koyacak ve bu sınırları uygulayacaktı.

Çünkü bir lider sınır koymadığında;

  • Güç boşluğu oluşur,
  • Adalet algısı zedelenir,
  • Kurallar kişiye göre değişir,
  • Belirsizlik artar ve başarı kaçınılmaz olarak düşer.

Mert o gün kendi liderliğini yeniden tanımladı:

Ne eski yöneticisi gibi sert, ne de şu anki hali gibi belirsiz…

Ama net.

Adil.

Tutarlı.

Çünkü liderlik;

  • Karar almayı,
  • Herkesi aynı anda memnun edememeyi,
  • Bazen hoş karşılanmamayı,
  • Adalet için net ve kararlı bir duruş sergilemeyi gerektirirdi.

Bir başka gün, önemli müşterilerin katıldığı kritik bir toplantı vardı. Saat 14.00’te başlayacaktı.

Mert bu kez tam saatinde toplantıyı başlattı.

Geç kalan ekip üyeleri içeri girdiğinde, duraksamadan devam etti.

Toplantı bitiminde ise sakin ama net bir şekilde şunları söyledi:

“Bundan sonra tüm toplantılar zamanında başlayacaktır. Ekipteki herkesin zamanı değerlidir. Geç kalanlar, eksiklerini kendi sorumluluklarıyla tamamlayacaktır.”

Ses tonu sakindi, ama kararlıydı.

Kimse kırılmadı. Ancak herkes mesajı aldı.

O an Mert şunu çok net anladı:
Liderlik, herkese “evet” demek değildir.

Liderlik;

  • Kural koyabilmek,
  • Uygulayabilmek
  • Ve bu kuralların arkasında durabilmektir.

“Hayır” demek, ilişkiyi zedelemez.
Aksine, saygıyı güçlendirir ve profesyonelliği artırır.

Mert’in yüzünde huzurlu bir tebessüm belirdi.

Kendi kendine şöyle dedi:
“Sevgi geçici olabilir, ama saygı kalıcıdır.”

Ve o gün Mert, gölgesiz bir yönetici olmayı seçti:
Net, adil ve görünür.

“Gölgesiz Yönetim” için 3 yanıt

  1. RD avatarı
    RD

    Birçok insan hayır dediğinde kırıcı olacağını düşünüyor. Oysaki yeri geldiğinde hayır demek süreci yönetmek için gerekliymiş.

    Loading spinner
  2. Ayşe B. avatarı
    Ayşe B.

    Net olmak, kararlı olmak, sınır koymak ilişkideki kaliteyi artırır ve bir kıvam olur. Böylelikle insanların zihninde de bir netlik oluşur.

    Loading spinner
  3. Aysel Y. avatarı
    Aysel Y.

    “o tepkilerin sınırını yeniden çizebilmekti.” 💫
    İnsanın yaşadıklarından ders çıkarırken yaptığı en önemli hatanın sebebi cümlenin içinde açık edilmiş. 🥹
    Genel meyili net olan biri esnek olmaya çalışırken olması gereken doğru tepkisini de terk ediyor. Üst aşırıyken diğer uçtaki aşırılıkta kalıyor.😔
    Yada hayırı kalkan kullanan biri evet demeyi öğrenmeye başladığında hayır lafını farkında olmadan terkediyor.🙃

    🎯Asıl mesele ne olursa olsun kıvamda…
    💫Doğru yerde sınır koyup doğru yerde esnemekte. Yada Mert gibi yumuşak kararlı ve net esneyenilen sınırlara sahip olmakta….

    Tepkilerimizin hepsi yanlış Yada hepsi doğru olamaz. İş doğru tepkileri sürdürür yanlış tepkileri doğruya çevirmekte. İnsanın kendinin en iyi versiyonuna ulaşmasını sıralarında biri de bu sanki

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner