YETİNMEK

İnsan, daha çocukluk çağlarında hayaller kurmaya başlar. “Şöyle bir bisikletim olsun, böyle bir kıyafetim olsun” diye düşünür. Sonra biraz daha büyür, lise yıllarına gelir. Hayaller bitmez bu kez üniversite hayalleri kurmaya başlar. “Şurayı kazanırsam tam bir öğrenci şehri… Hem bulunduğum yerden uzaklaşırım hem okulumu okurum hem de kendime bir düzen kurarım,” diye planlar yapar durur.

Hepimizin zihninde mutlaka istediği bir bölüm ya da bir şehir vardır. Çalışırız, çabalarız, birtakım tercihler yaparız. Hedeflerimizi ve hayallerimizi doğru yönettiğimizde üniversite çağına kavuşuruz.

Sorumlulukları daha fazla hissettiğimiz bu yaşlarda, hayat mücadelesi bazılarımız için başlamış olur. Kimimiz aile desteğiyle okur, kimimiz ise hem çalışır hem de okulu bitirmeye gayret ederiz.

1990’lı yıllarda akademik kariyer yapmak gerçekten insanı toplumda örnek bir konuma taşırdı. “Mustafa Bey’in oğlu Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanmış, haberiniz var mı?” cümlesi dilden dile dolaşırdı. İnsanlar gururla anılır, başarılar örnek gösterilirdi.

Şimdi dönüp baktığımda, bu duyguların neredeyse hiçbirinin kalmadığını görüyorum. Zaten üniversitenin de itibarı kalmadı. Çünkü gençler artık en kestirme yoldan nasıl zengin olurum diye düşünüyor. Eğitim kurumları ticarethaneye dönüştü. Yıllığı bir milyon lira olan okullar ortaya çıktı. Adına da “elit okul” denildi. Oysa elit okul, çok para verenlerin değil; seçkin öğretmenlerin ve seçkin öğrencilerin bir araya geldiği okuldur.

Nereye gidiyoruz?
Amacımız nedir?

Pandemiden sonra bir şeyler değişti. Kimle konuşsak, herkes durumundan şikâyetçi. Ankara’da yaşayan biri, “Benim aslında Ege’de yaşamam lazım,” diyor. Ege’de yaşayan ise, “Burası çok göç aldı, artık çekilmiyor,” diye yakınıyor. İstanbullular’dan ise hiç bahsetmeye gerek yok. Olanı kabul etmek yerine, olmayanı zorlar hâle geldik. İnsan aslında bu duyguyla yaşamamalı. Varlığımız, mutlu olmak için başlı başına yeterliyken;

“Eşim bana şu villayı alırsa değme keyfime,”
“Patron beni müdür yapacak, göreceksiniz,”
“Şu araba benim olmalı,”
gibi beklentiler bizi mutlu etmiyor. Çünkü bunun bir sonu yok, istemek kolay mesele istekleri yönetmek.

Mutluluk, sahip olmakta değil; en az şeye ihtiyaç duymakta gizlidir. Dolayısıyla mutluluğu bir karşılıkta aramamak gerekir. Biz, mesela bir iyilik yaparken karşılıksız yaparız. Karşılık beklemek, iyiliği borç defterine yazmak gibidir.

Atalarımız ne demiş: İyilik yap, denize at.

Bugün bakıyoruz; insanlar mevcut durumuna razı değil. Hal böyle olunca mutsuzluk, çağımızın hastalığı hâline geliyor. İlişkilere bakıyorsunuz, kimse mutlu değil. Çünkü sevgiyi şartlara bağladık. “Şuyun var mı, buyun var mı?” Hep bir beklenti…

Kişinin kim olduğu, ne olduğu önemli değil; önemli olan imkânları. Birliktelikler bile buna göre şekilleniyor. Sözün özü şu: Sonuca değil, niyete odaklanmak gerekir. Çünkü beklenti, zehirli bir sarmaşık gibidir. Eninde sonunda insanı hayal kırıklığına uğratır. Mesele beklentini doğru yönetebilir musun?

“Beni seçecekler,” dersiniz; seçmezler.
“Beni müdür yapacaklar,” dersiniz; yapmazlar.
“Şu kız bana yakışır,” dersiniz; yakıştırmazlar.

Beklentinin olduğu yerde mutluluk olmaz. Ancak insan isteklerini yönettiğinde daha doğru ilerler. Yapması gerekenlere odaklandığında, başkası yerine kendine güvendiğinde huzur başlar.

“YETİNMEK” için 3 yanıt

  1. Ayşe Bulut avatarı
    Ayşe Bulut

    İnsan ister istemez beklentiye giriyor. Bir süreci yaşarken sonuç hayali kurabiliyor. Sanırım yarınlarda ulaşabileceğimiz sonuç için bu günü yaşamayı ve süreçten keyif almayı ıskalamamalıyız.

    Loading spinner
  2. Şirin Evin avatarı
    Şirin Evin

    Yetmiyor yetmiyor… Hep daha fazlası daha fazlası… Hayat bir şekilde beklentiye sokuyor ve ömür mutsuzlukla, şikayet etmekle, başkalarıyla kıyaslamakla geçip gidiyor.
    Sonuç beklentisi bizi bitiriyor.

    Loading spinner
  3. beril kırgız avatarı
    beril kırgız

    bu günlerde insanları mutlu olması için çok şeye ihtiyaçları var ne yazık ki.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner